altıncı ağıt; adonis ve linos’un ölümü
- Görüntüleme: 66
güzellik ak bir güldü
aşk kızıl
düş sürgünü yüreklerimizde
silahsız bir avcı
adonis
yer altına inince buz tutardı bakışları kadınların
yeryüzüne dönünce cehennem kadar sıcak bacak araları
belki de bu yüzden bu kadar kıskançtı tanrılar
anlıyor adonis
ölümlü olduğunu apollon'un bile
inanmazsak
linos yazmazsa eğer
bir dize daha, tanrıları kutsayan
zavallı linos;
- öyle duyarlı ki-
yeniliyor güzelliğe;
-tek ayağı üstünde dünyayla birlikte dönen-
altın saçlı bir çocuğa vuruluyor annesi düşünde
zavallı adonis;
- öyle çaresiz ki-
bir gün daha fazla yaşamak istemezdiniz siz de
duyduktan sonra kadınların ardından söylediği ağıtları
iktidar;
-gecenin içinde-
yaralı bir yaban domuzu…
kasıklarına vurgun, dünya güzeli bir erkek çocuğunun
kasıklarından kan ve sperm boşalıyor
ölüyor adonis
öldürülüyor linos
köpekler didikliyor bedenini yetenekli insanoğlunun
tanrılar suskun…
tüm güzelliklerin tanrıçasının kasıklarındaki ak gül
kızıla dönüşüyor...
vurun göğsünüzü artık
yırtının siz kızlar
temmuz'dur
manisa laleleri fışkırır topraktan
yolunuza çıkan tüm köpekleri öldürün
yas şarkıları söyleyin
adonis bahçelerinde linos için…
ihtiyacımız var çünkü genç ölülere;
ihtiyacı var çiçeklerin
açmasına, hevsel bahçelerinde, bin bir renkte
gökuşağının altından geçmesine bir çocuğun
ihtiyacı var, düşlerin gerçek olması için
ihtiyacımız var, umut ve inanca...
linos ve adonis öldürüldü. ah!
güzellikler ve düşler
öldü
içinde sonsuza dek afrodit’in
gündoğumuydu
o an
koptu kıyamet
afrodit’in golem’e dokunduğu
linos ve adonis’in öldürüldüğü
o an;
-bir cuma günü-
dündü.
bugün…
birinin öyküyü anlatması gerek.