sekizinci ağıt: suret tutmaz bir aşk öyküsü
- Görüntüleme: 44
ah tanrım! suret tutmaz bir aşk öyküsünde
karışıyordu isimler…
adonis ve linos oluyordum
yüzümde simler…
dahek ve molek olup
arınmak için günahlarımdan
güç ve kan dökünüyordum
kahire hamamlarında…
ah tanrım! ne bitmez cezalara çaptırılmışız
golem ve ben olup
taşa dönüşüyordum
prag’da bir sinonogda…
inançsız kalıp
sonsuza dek kayboluyordum
kimsesiz ve sevgisiz
nyboder ülkesinde…
yine de şarkılar söylüyordu vltava nehri
sevgilim! ey tek sevgilim!…
bir adam duruyordu kıyısında
aşka vurgun çağrısı suların
tüm nehirler gibi denizi özlüyordu
bir adam duruyordu…
kimdi tanrım? merman
suların baştan çıkardığı
günahlardan arındırıp
derinliklere çağırdığı…
kimdi tanrım? agnes;
yalancı bir siren…
afrodit’ti, amelia’ydı, ulrike’ydi
belki de, belli ki tüm o masal kadınlarıydı
karısını aldatmıştı merman
vicdan azabı içinde
arınmak için
teslim etti bedenini dingin sularda
agnes’in kollarına
tüm ikinci eşler kıymetliydi…
vltava ana şarkılar söylüyordu
deltasında afrodit’in…
nehirler denize kavuşuyordu
ölümlüydü merman
kim di ölümlü? tanrım
güne öyle rahat dokunurken gece
gözleri irin kaplı ve günahkar
sarmalıyordu agnes ve merman’ı
çıplak bedenleri örtüyordu masumiyet;
-afrodit ve adonis’i; molek ve linos’u-
kadın ve erkek aşıkları
sarmalıyordu düş ile güzellik;
-elbette yalandı-
tüm ikinci evlilikler kadar
ilk ve son aşklar da;
-yalan!-
avcı ava dönüşüyordu…
kimdi saf olan? bakire agnes mi?
-ama şeytan en çok saf insanlardan korkardı -
karısını aldatan günahkar merman mı?
av ve avcı
saf ve günahkar
yalan ve gerçek
yoksa acz içinde tabiatın kuralı mıydı
aldatmak ve aldanmak
yalancı olan kimdi…
erkek, kadın… insan
ihanet eden kim?
ben öykümüzü anlatıyordum
afrodit’i, agnes’i, amelia’yı
seni;
-sizi seviyorum diyordum, hepinizi-
sizi…hepinizi…
yok mu bunun önemi ?
yani, bir düş halini…
bir parebellumu ağzıma sokuyordum
uçurumla bakışımlı gözyaşlarını resmediyordum deve derisinde…
bir öykü anlatıyordum
dokunmadan sevişmeyi;
-gözyaşlarının sevişmesini-
bir parebellumu ağzıma sokuyor ve
gözyaşlarına dokunduğum
o andan söz ediyordum
gözyaşlarından ibaret bir aşkı…
ve o aşktan
çingeneler gibi vedasız
ayrılışımı…