sözcüklerinize sızan kan kokusu
- Görüntüleme: 82
mehmet çetin’in
“şarabınıza sızan yağmur kokusu” şiirine atfen
elbet tanırdım.
sesinizin erkek tınısını ve alınganlığınızı
tüm aşklardan artakalan. ben...
ya da ben de kırmanç
o yaralı hayvan, üstelik sözcüklerde kan tutan.
bir yağmur yağacak inadı oldum gecenin içinde
böyle bilinir.
her kurban bayramında yağar yağmur
temizlesin diye sokaklardaki kanı. böyle inanılır.
kan’lım;
—gelin görün şimdi sokaklardaki kanı
—çocuk katilleri, sübyancılar, ölüseviciler
gelin görün yağmur sonrası kurbanlarını…
dağ’lım;
kan ki güzeldir, emerseniz
kestiğiniz bileklerinizdeki kanı
kan ki baş döndürücüdür, uzaklaşıp giderken
damarlarınızdan
güzel hayat!
mis.
misk-i amber, sakini miydim bir sokağın
ya da her sokağın
şımarık, yaralı, sizce yalancı katili miydim
kendini hep ele veren
severdiniz beni şiddetli, şarabını sevdiğiniz kadar
bu sokakların
ben. ben ki… bar. bar... bar şairiydim
karşıki sokak çetesinin
bir garip nemeçenk’tim, anımsayacaksınız;
(zamanıdır nursel… soysal, azmi zamanıdır
bir kahkaha daha; kah... kah. red. sen.
katildik biraz da, ne olur... bir kahkaha daha)
yaklaşın.
kanayan aynı ırmaktık dediğimiz yere
bakışınızın düştüğü yerde
tanıyacağız;
(kanlı ve masum
bir kahkaha daha... daha, daha... daha)
yaklaşın.
elbet anımsayacaksınız çocukluğunuzdan;
konuşmamak için zatürree olup ölmüştü
botanik bahçesinde
düşlerimizin boş bir arsa için
savaşıp duran öykülerinde
imkânsız, umutsuz, belli ki saçma…
pal sokağının çocukları idik hepimiz bir zaman
belki de o boş arsa, kayıp yurdumdu
atlantis idi,
sanırım
—şimdi yok eski yurdum—
…şimdi
işgal ettiler tüm çocukluğumuzu,
ben… ben ki o boş arsadan artakalan
bir çocuk masalında kırmanç
barbar o yaralı hayvan, sözcüklerde kan tutan.
ben yani
tüm aşkların geri dönmeyen bumerangı
yani sen
öfkeli tetik düşüren iki karabinaydık o gece
-yalnızca içki masalarında mı-
bakışımlı yalnızlıklarıyla kan tutan şiirlerde…
haraç mezat!... al ve sat!!!
–bu aşk değil, nefret–
aramızda kalan, ne de dağlı’m…
biz. değildik artakalan.
ağladım önünüzde…
anımsadınız;
siz ki; ağlamak
en gerçek yüzüdür insanın derdiniz
ne oldu da, böyle işgalci sızdı
sözcüklerinize kan kokusu
ve belki şarabımıza da eski bir yağmur kokusu…