Ahmet Müfid Okbay

beş vakit aşk

 

ben sende bütün aşklarımı temize çektim

murathan mungan

 

ı. di’li geçmiş aşk

aşk di’li geçmiş zamanda yaşıyor

yağmur zamanı aşk

unutulmuş o ilk çığlıkla  başladı

gözyaşlarımız

hayâsız düşlerimize karıştı

hep başlarken şimdi anımsıyorum

aşk’dı

kağıttan gemilerimizi

sürükleyip götürmesi 

anılardan bir selin

hep biterken şimdi anlıyorum

aşk’dı

camlardan süzülen

gözyaşlarımızın izi

 

aşk yalnız di’li geçmiş zamanda yaşıyor

 

ıı. şimdi aşk

aşk şimdiki zaman yaşıyor

cangılı keşfe çıkıyorum

–aşığına mı gidiyorsun, unutma kamçıyı

bir yaprakta titreyen

çiğ tanesinin sesini

hep korkuyorum şimdi severken

aşkı’ıyor

indiana jones filmlerinde

mezarımı aramaya çıkıyorum

yüreğimde saklı bir fil sezgisi

hep aldanıyorum şimdi severken

aşk’ıyor

sigaranı kandilden yakıyorsun

çok uzakta bir denizci ölüyor

 

aşk en güzel şimdiki zaman oluyor

 

ııı. geniş aşk

aşk hiç geniş zaman yaşar

göz yaşların ilmik ilmik

–yaşı tutmasa da– 

her soru iminde

aşk kendini asar

hep yoksarken şimdi inanıyorum

a’ş(i)kâr

aşk yasak elmadır

sanma havva kızı verdi

gönüllüdür aşk, patrizio’nun kuyusuna

                           kendi iner

hep genellerken şimdi anlıyorum

a’ş(i)kâr

her nesne bir öykü, her yürek

kendinde bir aşk saklar

 

aşk, hep geniş zaman yaşar

 

ıv. rivayet edilen aşk

aşk yalan, “mış” gibi bir zaman

karamba, karambita

rivayet ediyor gözleriniz

geçmişe

ve geleceğe

hep yanılırken şimdi inanıyorum

yağmur zamanı düşkıza aşık bir maşuk yaşarmış

aşkmış

bitmemiş her şiir

beni yazgılarmış

hep anlatırken şimdi imleniyorum

aşkmış

kapımda, helak meleği

aşk. aşk diye dolaşırmış

 

aşk gözyaşı, “mış” gibi, masalda rivayet olan

                                                        

v. mazisi ati aşk

aşkı bekliyorum, yakın, uzak, imkânsız…

                                                           gelecek bir zaman

beklerken ölüyor duygular, aşk güzelülke

başında şarap dumanları…

dile ki uzun sürsün yolun

aşık  seyyah, yolculuk aşk

hep ertelerken şimdi sınanıyorum

aşk’acak

"evlen, pişman olursun; evlenme, ondan da…"

yüzük. zebanisi midir ne? aşkı

bekleyen, kör kapısında araf’ın

hep beklerken şimdi korkuyorum

aşk’acak

bir meczup, yollara düşmüş

çölde vahasız mecnun kalacak

 

aşkı bekliyorum, yakın, uzak, mutlak…

                                                           gelecek bir zaman

 

vı. zeman-i mutlak aşk

aşk sanki zamanın ötesinde yaşıyor

sanki aşk…

                "gözlerinin gergefinde kuşlar

penelope:

kendi ölü isteklerine bakıyor gibi

yerde öldürülmüş yatan taliplerine bakıp

                                     “hoşgeldin!” diyor"

geç kalmış ulis’e.

oysa her mevsim yağmur zamanı ithaka’da

 

en büyük aşklar, imkânsız, fecr-i ati aşklardı

hâlâ imkânsız, her aşk, bu yüzden zâti aşk’dı

 


sabırsız eyyüb