Ahmet Müfid Okbay

bir şehrin eşkiyası

sen şimdi kalkıp gidiyorsun. git.

cemal süreya

eh kadın, sen şimdi gidiyosun ya

gelirim ardınsıra ayyaşlığımla geceleri

peşim sıra çingenleri de gelir mahallenin

klarnet, darbuka ve keman çalarak eskileri

eh kadın, gülüyosun ya sen şimdi

sanma gülleri dikensiz bahçedir yüreğim

severim ben, dilimde horoz dövüşü ağzı

fiyakası kaç bozulmuş, esmer serseriliği

yaşamın, çıkar sarmaşıklarına da evinin

bıçağa dönüşür ayak tırnakları öfkemin

sana dönük olmasa da rezilliği dünyanın

içelim, adet sancılarının sarhoşluğunu

zaten, kim sever naz edişlerini senin, kim bilir

sular kesikken, ah! istanbul,

                        çiçeklere su verişinin

eh kadın, uzak bir öpücük gönderiyom sana şimdi

lütfederseniz kabulbuyrun

                        yeniyetme ağız kokumu

başka nedir ki sevmek, ne kadar rezil olursak o

kanayan bir sevişmektir belki yalnız gecelerimiz

tüm evliler bilir, azarlar kadınlar kanarken

bir de gözleriniz o kadar güzeldirler ki

söz etmedim onlardan uzun bir süredir

bunlar nankör bulutların, öpmedim kaç zaman

işte bunlar da o suskun yağmur yüklü dudakların

bakakaldığım ardından, dibi çıkmış şişe kadar boş

kelam kadar kısa, bir öpücük kadar uzun,

                            bakışların

eh kadın, şişeler kırarsın kafamda sanki

hakkındır, rezalet yakışır bize ah! beyoğlu’m

gözlerin kollar beni insafsızca yağarken yağmur

arada bir tersi dönen şemsiye gibi

yalnız kalplerimizi ters yüz yapar giyeriz

bundan sonra ne denir? ya da ne yeriz?

akşam yemeği vakti naraları, piyasa raconları

giden gider güzelim, gözlerin bozuk akşamüstü

sararım seni, yalnızlığım ip atar

trikotaj makinelerinde, kedilere inat

dam dam dolaşır çapkınlığım

arka sokaklarında evinin, sararır yüzüm

sıtmalı titrerim, hasta rezil sokaklara düşerim

peşim sıra çingenleri de gelir mahallenin

klarnet, darbuka ve keman çalarak eskileri

eh kadın sen gidiyosun ya şimdi

hasta olsam ne’olcek, şimdi bir kuş meseli

düşlerini kime emanet bırakacak bu dünya

kimi öldürecek azar azar geceleri

kime sarılacak kırılgan yalnızlığıyla

saf aldanışlarıyla bir rezilin

kim kime aldatacak seni severek

kim olup ölecek arsız geceleri

korkak sen bilirsin gözleri

kime dönecek sabaha karşıları...

eh kadın sen gidiyosun ya şimdi

gelirim ben ardınsıra

eşkıyalığıyla bu şehrin

 

 


sabırsız eyyüb