
BULUŞMA
- Görüntüleme: 38
"Ben de sizi bekliyordum. Geldiğinize göre gidebiliriz artık."
Kadın onun için gelmemişti, şaşkın, hayır diyemedi; işten yeni çıkmıştı, bir yorgunluk çayı içmek için öylesine uğramıştı bu kafeye, ama adamla yürürken buldu kendini...
“Bir sorun yok değil mi? Her şey anlaştığımız gibi..."
Kadın anlamıyordu, niçin yapıyordu bunu, böyle şeyler hiçbir zaman anlaşılmazdı zaten.
Hayatını düşündü, yitirdiği, önceleri bir tutku gibi görünüp, uğruna her şeyi bırakıp peşinden sürüklendiği o adamla yaşadığı, sonraları bir işkenceye dönüşen hayatının en güzel günlerini...
Ağır bir sessizlik bulaşmıştı her yere şimdi. Bu kentin en işlek caddesinde her şeye sinen bir sessizliğin ağırlığı düşündürdü belki bunları kadına, ama adam sözcüklere döktü;
“Elbette korkunçtur bir insanın yazgısına dokunmak ve değiştirmek.
Geceye gocuğu batık bir soyluydu sanki adam. Yazgıyı bilinir kılmak ve sonlandırmak böylesi gizemli ve dokunulmazdı.
"Neden yapıyorsun sanki bunu?”
Tüm şirinliğini takınmıştı kadın. Biri yerine konuşuyordu, kadının çok eskiden tanıdığı, yazgısını paylaştığı biri, sözcükler dökülürken ağır ağır kadının dudaklarından, onun yerine, o olarak belki...
“Önemsemeyin düşündüklerinizi” dedi adam.
Sonra:
“Her an, her yerde bir cinayet işleniyor zaten. Sizinkisi cinayet bile sayılmaz üstelik.”
“Anlamıyorum sizi bayım..."
“Neden, her şey anlaştığımız gibi. Hem sizin paranızı ödedim. Bir sorun yok değil mi?”
Ürperdi bir an kadın, neydi anlaşma, neyin parasını ödemişti adam; bunun kötü bir düş ya da şaka olduğunu düşünmeye çalıştı ve zoraki gülümseyerek;
“Sevgilim, vazgeç artık bu oyundan...”
Fakat çok ciddiydi adam. Gülümsemekten vazgeçti kadın, telaşlandı, yabancılaştı ve gerçeklik duygusundan uzaklaştı biraz daha...
Donuk bir sesle;
“Sanırım yanlış kişiyle konuşuyorsunuz bayım”
“Hayır sizsiniz. Bunun için para ödedim size, bakın...”
Adamın elindeki kâğıda göz ucu ile baktı kadın. Kendi adı ve hesap numarası yazılı bir banka hesap ekstresiydi. Aslında bir kanıta gereksinim duyulmayacak kadar tereddütte yer bırakmayan bir ifadesi vardı adamın. Sanırım ilk kez adamdan korkmaya başladığını düşündü kadın ve korkuyla karışık isterik bir kahkaha attı.
"Peki ne yapacakmışım şekercim?”
"Beni öldüreceksiniz.”
Ansız gülümsemeyi kesti kadın. Başka bir dünyaya ait bu sessizliğin anlamına ulaşmıştı sanki. Oyunu yakaladı ve görevinin ayrımına varmış bir olgunlukla caddenin kalabalığı içinde sessizce yürümeye başladı.
Adam başın kaldırdı ve kadına baktı. Oyunu bitirebilirdi artık.
“Sevgilim, seni çok özledim, canım benim...”
Sanki bir düş ortasında kaybolmuş gibi yürüyen kadın, sarılmaya çalışan adamdan kendini çekerek kurtardı ve ani bir devinimle çantasını açtı, çıkardığı silahla soğukkanlılıkla vurdu adamı.
Tasarlanmıştı.