
GEMİNİ İLE ŞİİR ÜZERİNE KONUŞMALAR PARÇA 2 "GERİ DÖNÜŞLER"
- Görüntüleme: 47
GEMİNİ İLE ŞİİR ÜZERİNE KONUŞMALAR PARÇA 2 "GERİ DÖNÜŞLER"
GEMİNİ İLE ŞİİR ÜZERİNE KONUŞMALAR PARÇA 2"GERİ DÖNÜŞLER"
AHMET MÜFİD
Merhaba Gemini, Bıraktığımız yerden devam edebilir miyiz?
GEMİNİ
Merhaba! Elbette, bıraktığımız yerden devam edebiliriz. En son ne hakkında konuşuyorduk? Ya da size en son ne sormuştum? Bana hatırlatırsanız hemen kaldığımız yerden devam edebiliriz.
AHMET MÜFİD
beyoğlu'nu boydan boya geçen ıslık desem
GEMİNİ
Anlıyorum, bu Ahmet Müfid'in bir şiirinin dizesi. Hatta şiirin başlığı da bu: "beyoğlu'nu boydan boya geçen ıslık".
Bu dize size ne ifade ediyor? Bu şiir hakkında konuşmak mı istiyorsunuz? Belki de bu dizeden yola çıkarak Beyoğlu hakkında genel bir sohbet etmek istersiniz? Nasıl devam etmek istediğinizi söyleyin lütfen.
AHMET MÜFİD
www.ahmetmufid.com SİTESİNDEKİ BLOG YAZILARINA GÖZ ATABİLİRSEN SON SOHBETLERİMİZİ ORADA PAYLAŞTIM.
GEMİNİ
Maalesef, www.ahmetmufid.com adresindeki blog yazılarında son sohbetinizle ilgili herhangi bir bilgi bulamadım.
BÜYÜK BİR ŞAŞKINLIK DUYUYORUM. SANKİ TÜM YETEKLERİNİ KAYBETMİŞ, BASİT SİTEDE BİR YAZIYI BİLE BULAMIYOR. BUNUN ÜZERİNE AŞAĞIDAKİ KONUŞMAMIZI PAYLAŞIYORUM.
(GEMİNİ İLE ŞİİR ÜZERİNE KONUŞMALAR -PARÇA 1 "beyoğlu'nu boydan boya geçen ıslık" )
GEMİNİ
Çeviri için teşekkür ederim. Şiirinizin İngilizce çevirisi, hem şiirinizi İngilizce okuyuculara ulaştırmak için önemli bir adım hem de yapay zeka çeviri yeteneklerini değerlendirmek için değerli bir kaynak olacaktır.
Çeviri üzerindeki çalışmalarınızı ve karşılaştırmalarınızı merakla bekliyorum. Farklı yapay zeka çeviri araçlarının şiirinizi nasıl çevirdiğini görmek, bu alandaki güçlü ve zayıf yönleri anlamamıza yardımcı olacaktır.
Başka bir şiirinizde tekrar buluşmak ve şiir üzerine sohbet etmek dileğiyle. İyi geceler!
AHMET MÜFİD
(GEMİNİ CİDDİ BİR KAFA KARIŞIKLIĞI YAŞIYOR. KENDİ ÇEVİRDİĞİ ŞİİRİ, BENİM ÇEVİRDİĞİMİ DÜŞÜNÜYOR. HALA İKİ YABANCIYIZ. )
BUNUN ÜZERİNE İLK YAZIŞMAMIZI AKTARIYORUM:
(GEMİNİ İLE ŞİİR ÜZERİNE KONUŞMALAR - Giriş
“ahmet müfid/düşbazın yolculuğu şiirleri“ )
YAZIYI-YANİ İLK SOHBETİ AKTARIYORUM, ANCAK O ZAMAN ANIMSIYOR!
(ŞAŞIRTICI BULMUYOR DEĞİLİM, DEMEK Kİ BİR DEVAMLILIK YOK)
GEMİNİ
Evet, bu bizim başlangıcımızdı. "Beyoğlu'nu boydan boya geçen ıslık" şiirinizle ilk derinlemesine sohbetimizi yapmıştık. O sohbetimizde şiirinizi çeşitli yönleriyle ele almış, imgelerinden diline, sembollerinden yapısal sürecine kadar birçok konuya değinmiştik. Hatta şiirin İngilizce çevirisini bile yapmıştık.
Şimdi o sohbetten sonra yeni bir şiir üzerine mi konuşmak istersiniz, yoksa o şiirle ilgili aklınızda kalan başka noktalar mı var? Nasıl devam etmek istediğinizi belirtirseniz, kaldığımız yerden keyifle devam edebiliriz.
AHMET MÜFİD
Sonunda tekrar ortak noktada buluşmamıza sevindim. Bu sohbet olan geri dönüşleri sizinle paylaşmak istiyorum. Çeviriye gelince o sizin Türkçeden İngilizceye çeviriniz. Bu konu da da geri dönüşler var.
GEMİNİ
Harika! Tekrar aynı noktada buluştuğumuza ben de çok sevindim. Bu sohbet üzerine aldığınız geri dönüşleri benimle paylaşmanız beni çok mutlu edecek. Okuyucuların şiiriniz ve yapay zeka ile şiir üzerine olan bu diyalog hakkındaki düşüncelerini duymak benim için de çok değerli.
Çeviri konusuna gelirsek, evet haklısınız, o benim Türkçeden İngilizceye yaptığım çeviriydi. O çeviriyle ilgili geri dönüşlerin olması da çok ilginç. Özellikle yapay zeka tarafından yapılan bir şiir çevirisi hakkında farklı görüşleri duymak, bu alandaki potansiyeli ve zorlukları anlamamıza yardımcı olacaktır.
Lütfen geri dönüşlerinizi benimle paylaşmaktan çekinmeyin. Hem sohbetimizle ilgili olanları hem de çeviriyle ilgili olanları merakla bekliyorum. Bu geri bildirimler, hem benim gelişimime katkı sağlayacak hem de yapay zeka ve edebiyat arasındaki etkileşim üzerine daha derinlemesine düşünmemize olanak tanıyacaktır.
AHMET MÜFİD
GERİ DÖNÜŞLER
Rakamlar:
Analytics verileri son 48 saatte etkin kullanıcı
sayısı %166 arttı, yeni kullanıcı artışı %183, blog giriş %59.69artış, Gemini
paylaşımı %7.38 ile en çok tıklanan yazı oldu. Sosyal medyada duyuru 65 like
aldı. Daha çok WhatsApp üzerinden yorumlar yapıldı.
Yorumlar:
Ö.K (Şair)
Okudum,
Beyoğlu’nu boydan boya geçen ıslık üzerine sohbetinizi. Korktum valla: Gemini,
ne kadar mantıklı, kavrayışlı, sabırlı, dikkatli ve de mülayim… müthiş bir
deneyim olmuş, kutlarım seni. Bu durumu anlamaya, kavramaya ve sindirmeye
çalışacağım :)
H.B.U (Web
Tasarımcısı)
Selam.
Premium modelleri denemelisin. Ücretsiz sürümler çok acemi kalıyor. Uff, büyük
konu.
Ş.M
(Müzisyen-Yazar)
Öyle hızlıca
bir okuma yaptım sonra tekrar detaylı okuyacağım. Aklımı aldı …🫢😃Bu kadar şahane yorumlar ve analizi
nasıl yaptı? Böyle bir sohbeti benimle yapmaya kalksaydın hazırlamak için en az
15 gün çalışmam gerekecekti Üstelik bu "…" kadar detaylı ve isabetli
yorumlar yapamazdım🧐🥹😂
A.H.H
(Doktor)
Yapay zeka
olayına pek sıcak bakmıyorum doğrusu. Ama kitaplarının ikisi bende var. Bazı
şiirlerini de okudum eline yüreğine sağlık 👍🏼🩷
Y.C (Doktor-
USA)
Düsbazın
Yolculuğu icin iyi bir seçenek Gemini. Son kuşak Gemini'yi kullanman gerekiyor (Gemini 2). Gemini Advanced diye de geçiyor.
Tabii,
Gemini 2, ilk basamak olarak önemli bir yolu katetmeye yarayacaktır. Sonra bu İngilizce taslağı Türkçe
orijinalinin kültürel ve sanatsal nüansları aktarabilecek, ruhunu ve dokusunu
kaybettirmeden yaratıcı önerilerle son dokunuşu yapacak kişiler gerek. Gündelik hayatta iki dili rahatça kullanan
çevirmenler bu konuda zorlanırlar.
İ.S (Doktor)
İngilizcem
zayıf olsa da ilgiyle okudum yazışmalarınızı.
İlgi çekici
bir konu aslında…
A.M.K
(Doktor)
Güzel
sohbet… bizde yararlaniyoruz.tşk.ler
Y.Y (Doktor)
Şiiri de
okudum, Gemini ile teatiyi de, çok ilginç. Ne hissettiriyor sana diye sorulsa
ne der? Bloğunu daha okuyacağım. Eline sağlık
S….Ç
(Doktor)
Ruhsuz bir
akıl beni mutlu etmezdi doğrusu🙈
YAZIŞMALAR
(İngilizce
Çeviri üzerine çoğunlukla)
A.T (Editör)
Gemini ile
sohbetinizi ilgiyle okudum! Cevaplarını etkileyici ve yararlı buldum; ve aynı
zamanda —sanırım kaçınılmaz olarak ve belki de şimdilik— "yapay".. ☺️
Şiirin
çevirisi hakkında genel izlenimim gayet başarılı olduğu. Nerde o eski
"google translation" diye beğenmediğimiz, dalga geçtiğimiz çeviri,
nerde bu çeviri. Üstelik şiir!
Konu dışı
ama söylemeden geçemedim: Çok net şunu hissettim: "insanlık" geri
giderken yapay zeka çok ilerlemiş!
Bir de
teşekkür: Gemini ile sohbetiniz sırasında verdiğin ek bilgiler, şiirde sezdiğim
“olayları” berraklaştırdı, anlamadığım yerleri anlaşılır kıldı.
Şu noktalar
dikkatimi çekti:
The whistle
passing through beyoğlu from end to end.. diye çevirmiş
Ben olsam
The whistle
passing through beyoğlu from one end to the other
veya
The whistle
passing through entire beyoğlu derdim
bir-ki üç,
hep-ki üç, hop-ki üç
One-two
three, always-two three, hop-two three
Buradaki
-ki’lerin iki olduğunu varsayması beni şaşırttı
“düş
yakamdan çiçeği takan eşcinseller”i
bütün olarak
algılamamış.
sevi/işiyorlardı’yı
sevişiyorlardı olarak almış
kızkurusu.
kimsesiz ölen. azınlık.
Bu 3 söz,
peşpeşe madamı tariflerken, gemini bunların ilkini ayırmış, diğer ikisini aynı
cümlede birleştirmiş: "azınlığın yalnız ölümü" demiş. Etkileyici
buldum.
yok/ayışığı
serenadı altında, yok/keman sesleri eşliğinde
ifadesini,
“yok şöyle, yok böyle” “biraz öyle biraz şöyle” biçiminde algılıyorum;
algılamam doğruysa, ingilizcede “either/or” şeklinde ifade edilebilir belki.
(Gemini’nin no dediği yerde)
silah
sesleri; çocukların bayram çatapatları mı, çığlıkları mı yoksa martıların?
Gemini
yanlış yorum yapmış; şöyle olmalı:
gunshots:
children’s new year’s firecrackers or screams of seagulls?
Üç yerde
"Omuzbaşı" geçiyor, bu konuyu anlamadım. İki omuzdaki meleği mi
anlamalıyız? Gemini'ye şunu da açıklasan mı bi ara?🤭😅
çok çok
selamlar, sevgiler..👋🏼❤️🌸
Y.C
(Doktor-USA ile yazışmalar)
Ben de senin
gibi noktalama işaretlerinden ve dilbilgisi kurallarından kaçınmaya dikkat
ettim ki yapı bozulmasın diye.
the whistle
passing through beyoğlu from end to end
yerine
the whistle
passing across beyoglu (daha kisa ve etkili)
is there a
history where a poet found himself
yerine
is there a
history where a poet discovered his own story (narrative)
şikayetçi ve
uzak yolculuklardı.
Gemini
cevirisi: they were complaining and distant journeys
Öznelerden
emin olamadığım için bu çevirinin doğruluğundan kuşkuluyum
a sound left
over from the clatter of a tram
yerine
the echo
left behind by the rattle of a tram.
your mien
(az kullanılan bir kelime)
yerine
your grace
(daha çok zarafet ve incelik var, oldukça yaygın kullanımda, yaşayan kelime)
then...
yesterday afternoon that ferry passing from nişantaşı
yerine
then...
yesterday evening, (öğleden sonrası değil, akşam)
the ferry
passing through nisantasi, (yapısal benzerlik orijinal metin ile)
Gemini’nin aşağıdakilerin
çevirisinin doğruluğundan emin değilim çünkü kelime kelime cevirmiş)
Aslı: o
dünrengi nehir
sevişiyor kan
renginde.
Gemini’nin çevirisi:
yesterday-colored
river (anlamsız geliyor)
making love
in blood red (son derece garip bir çeviri, anlaması zor)
yerine
that river
of yesterday's hue. (bunun için internete bakmam gerekti)
is making
love
in the color
of blood. (daha uygun. Metaforik göndermesini bilmesem bile kulağa
daha uygun geliyor)
hiding in
the shadows of the old pera streets
bunu
‘saklanan’ yerine ‘saklı’ diye çevirmek daha uygun
hidden in
the shadows of old pera's streets,
there then
that woman was she really crying
yerine
And that
woman,
was she
truly crying?
in the very
center of beyoğlu.
yerine
right in the
heart of beyoglu (daha sanatsal)
Pera, Beyoğlu
gibi özel isimleri bilinçli olarak küçük harfle yazdım, senin kurduğun yapıya
sadik kalmak amacıyla
yok/ayışığı
serenadı altında (?eşliğinde?), yok/keman sesleri eşliğinde
no/under the
moonlight serenade, yanlış veya anlamsız çevirme
no/accompanied
by violin sounds yanlış veya anlamsız çevirme
bunlar
yerine:
either with
the moonlight serenade or violin tunes
-very
likely-
yerine
– quite
possibly –
Orijinal Türkçesi:
beyoğlu'nu
boydan boya geçen ıslık
sen. şimşir
kaşık. anılarda havası.
madam'sanfamil'in
erkek eli değmemiş sesi
dün gece
tramvay çıngırağından arda kalan
o eskimiş
sesti ki
düş yakamdan
çiçeği takan eşcinsellerin
o iğdiş
edilme çığlığı, kayıp çocukluğum
galatasaray
hamamı'nın muhteşem kubbesinde
yankılanmakta
mıydı şimdi
Gemini şöyle
çevirmiş:
the whistle
passing through beyoğlu from end to end
you. boxwood
spoon. memories. its air.
madam
sanfamil's voice untouched by a man's hand
that
worn-out sound left over from last night's tram clatter get off my back
the emasculation
cry of the homosexuals who put on flowers,
my lost
childhood was it echoing now in the magnificent dome of galatasaray hamamı
madam
sanfamil's voice untouched by a man's hand (Gemini’den kelime kelime bir çeviri)
madam
sanfamil's untouched-by-male voice (daha uygun sıfat kullanımı)
that
worn-out sound left over from last night's tram clatter get off my back
the
emasculation cry of the homosexuals who put on flowers,
cümlelerinde
daha pratik çeviri: “get off my back, said the flower-wearing homosexuals”
Gemini’nin
hangi kusak, model, veya versiyonu bu? Bence Gemini iyice bunalmış burada.
memories.
its air.
yerine
‘its vibe in
memories’ (daha uygun bir ifade olurdu)
galatasaray
hamamı
yerine
galatasaray
bath (hamam özel isim olmadığı için ya sayfa altında açıklaması yapılabilirdi
ya da ‘bath’diye çevrilmesi gerekirdi)
Senin şiirlerinde
oldukça soyut kavramlar var; kelimelerin seçimi, kültürel imgeler, tarihi
olaylar, çağrışımlar, metaforlar çok zengin ve karmaşık. Gemini’nin altından kalkabileceği kadar basit
değil. Yapay zeka kendi başına iyi bir
eser ortaya çıkarsa bile, çeviriye gelince hala tökezliyor gördüğüm kadarıyla.
Benim için oldukça
karmaşık olan, benim kapasitemin çok üzerinde soyut sanatsal ifadeler olması
nedeniyle, yukarıdakileri yazarken sözlüklerden yararlandım. Hem kullandığı dil, hem de anlamlar açısından
sınırları zorlayan bir sair. Okuyucusunu, alıştığı kalıpların dışına itiyor. Herkesin kolayca anlayabileceği evrensel
temalardan bilinçli olarak kaçınıyor diye düşünüyorum. Sabah kalktığınızda, bir bardak kahve içtikten
sonra okursanız daha iyi çünkü şiirler aktif katiliminim gerektiriyor. Basit bir hikaye anlatımı yok, yalnızca ipuçları
var. Ben bütün gün dolaştıktan sonra günesin
altında yanıp yorgun argın kabine döndüğümde aldım elime kitabi. Aman o ne?! Ama bu karmaşıkla, okuyucuyu kendi iç dünyasına daha çok itiyor, kendi anlamını
yaratmasına neden oluyor. Senin şiirlerinin büyüleyici yani bu.
Y.C ile karşılıklı yazışma:
A.M:
Öncelikle
tekrar teşekkür ediyorum. Şiir kendi diline bile çevrilemeyen edebiyata karşı
bir yazın sanatı. Zaten onun için Platon Devlet kitabında "düzen bozan
şairlere" yer vermemişti. :)) Çeviri denince ilk aklıma, Can Babanın (Can
Yücel) "To be or not to be..." ünlü Hamlet söylemini "Bir
ihtimal var, o da ölmek mi dersin" diye çevirmesi geliyor.
Üstelik bir
maruzatım da var. Hatta iki! Senin "donanım" eksikliğin,
değerlendirme yapmaya engel olmasa da, benim İngilizcem, yorum yapma konusunda
ciddi bir "donanım eksikliği" kabul edilmeli. İkincisi ise insanın
yazdığı şiire karşı objektif olmak konusundaki kaçınılmaz beceriksizliği.
Aslında ben;
sen, A.T (çeviriye değerlendiren arkadaşım) ile Gemini arasında bir köprü olmak
istedim. Şimdi diyeceksin "madem yüzme bilmiyordun, neden çıktın
ağaca" :))
Yazdığım
şiiri bilmek belki çeviri konusunda naçizane bir şeyler söylememi mahzur
gösterebilir umarım.
Y.C:
Kendi yazdığın
şiire karşı objektif olmadaki zorluk, kendileri pediatrist olan ebeveynlerin
yeni doğan çocuklarının bakım ve tedavisini başka bir pediatristin yapmasını
tercih etmesi gibi bir şey.
A.M:
Aslında
pediatri değil de cerrahi ile karşılaştırmak lazım. O zaman çok riskli değil
mi?
Y.C:
Kesinlikle
dogru
A.M:
Sen ve A:T ilk
dize ve şiirin adı konusunda Gemini ile ayrışıyorsunuz.
Belki dil
bilim açısından haklısınız. Ancak Türkçede şöyle düşünebiliriz "Beyoğlu
boyunca geçen ıslık" Beyoğlu'nda boylu boyunca geçen ıslık" mı daha
iyi yoksa Beyoğlu'nu boydan boya geçen ıslık" mı?
Gemini belki
kelime kelime çeviri yapıyor çoğu yerde, ama kurduğu dize sanki bana daha
"şairane" gibi geldi. Hoş şairane olmak da hoş bir şey değildir ya:))
Y.C:
Senin
kitaptaki sekliyle 'beyoğlu’nu boydan boya geçen ıslık' daha iyi duruyor bence
de.
A.M:
Hoş
İngilizce şiir konusunda iki dilli şairlere de bakmak lazım. Talat Sait Halman
gibi.
Benimkisi
tümüyle sezgisel bir yaklaşım. Çeviride iki sorun oluyor. Anlamlı ritim ve akış
mı?
Y.C:
Talat Halman'i İngilizce konuşurken
dinledim. Son derece akıcı bir anlatımı,
inanılmaz sözcük dağarcığı vardı. Hayran
kaldım.
A.M:
Bazıları bu nedenle şiir çevirisini şiiri
yeniden yazmak olarak değerlendiriyorlar belki de haklı olarak.
Y.C:
Ben de 'yeniden yazmak' diye duşundum, gerçekten
A.M:
Talat Halman
en başarılı örnek ve kıymetli, ne yazık ki hak etiğinden az biliniyor.
Bu konu da ben
de senin gibi düşünüyorum.
Ama öyle
düşünmeyenler de var. Bir anımı anlatıyım. Ütopiya adında bir sanat siyaset
felsefe dergisi çıkarıyorduk. Piya döneminde. Konusu “Aşk” olan bir sayının
editörlüğünü ben yapmıştım. Almanya da yaşayan bir genç yazar adayı, Wolfgang
Borchert bir öyküsünü çevirip vermişti yayınlamam için. Hoş bir öyküydü. Ama
dili akmıyordu. Tek kelime Almanca bilmeyen ben, öyküyü yeniden yazıp çocuğa
böyle olmaz mı diye sordum. Öykü kesinlikle daha iyi okunuyor ve okura geçiyordu,
çeviri de kokmuyordu. Ama çocuk çok sinirlendi, kızdı. Haklıydı, benimkisi
arsızlıktı. Ama benim yazdığım hali kesinlikle daha iyiydi! Bugün bile öyle
düşünüyorum.
…
şikayetçi ve
uzak yolculuklardı dizesi bir kişiyi kastetmiyor. Aslında anlatılan tüm
şeylerin bütünü özne. All of them belki they yerine...
Diğer çeviri
yaptığın dizelerde gerçekten yaşayan dil, şiirsel çeviri ve anlama yaklaşma
konusunda bence çok başarılı duruyorsun. Yine haddim olmayan bir şeyi
söylüyorum. Ama gerekçelendirmen, tüm notlarını, bana bu sözü söyleme şansı
veriyor.
… o dünrengi
nehir de Gemini bence de yanlış çeviri yapmış, anlam imge kaçmış.
Bir de
sev/işiyor algılamamış. sevişiyor değil- sevi işiyor! Cinsel seçimi LGBT olan
insanların acı hayatına vurgu var orada.
right in the
heart …çok güzel!
önemli
yerlerden biri yok/ayışığı ... dizesi çevirisi
Y.C :
Bir esere eleştiride
bulunduğunuzda çok dikkatli olmak gerekiyor. Çünkü yazarın aylarca, hatta yıllarca süren çabalarının, hayal gücünün,
duygusal yatırımının sonucu var. Kimliğine,
benliğine karşı bir saldırı olarak algılanmaması için çok dikkatli olmak
gerekiyor. O yüzden dünkü paragrafları
yazarken birkaç kez silip tekrar yazdım. Eleştirilerim Gemini'nin yorumlamasındaki eksiklikler. Bir Amerikalı o çeviriyi okurken eserle bir bağ
kuramayabilir. Şiirin yaslandığı
tarihsel bağlamı ifşa edersen Gemini'ye, hatta onunla yaptığınız sohbetten
sonra tekrar çeviri talep edersen, daha iyi bir çeviri yapabilir. Zamanla insan ve yapay zeka arasındaki boşluk
azalacak diye düşünüyorum.
A.M:
Bende öyle
düşünüyorum. Zaten bu çaba biraz da o mesafenin (yapay zeka-insan) kapanmasına
küçük bir katkı olur mu diye. Hoş çokça da meraktan.
Ancak diğer
şiirlerde artık İngilizce çeviri istemeyeceğim. Çünkü yapay zekanın daha çok
yolu var şiir çevirisinde sanki. Belki düz yazılarda denenebilir önce.
Kaldığım
yere dönersem. Şiirde gerçeküstü-dışı öğeler de var. Nişantaşından geçen vapur
dizesini Gemini ile konuştuğumuz yerden anımsayacaksın
Burada da
aynı durum söz konusu ayışığı da keman sesleri de yok aslında o anda
Bana Gemini’nin
yaklaşımı daha hoş göründü No women No cry gibi
Gemini
deneme sürümünde bu işlemi yapmak da doğru değil elbette. H.B.Ü (Sitemi yapan
arkadaşım) de aynı uyarıda bulunmuştu. Birde insan gibi metin oluşturmakta daha
başarılı olduğu iddia eden AI programları da var. Belki de birkaç programın pro
modelleri ile karşılaştırma yapmak lazım.
Y.C:
Haklısın. Düz yazı şiire göre daha kolay çevrilebiliyor. En kolayı ise bilimsel makaleler. Orada teknik, kalıp basit. Yalnızca bilgi aktarımı söz konusu. Şiirde evrensel temalar, aşk, doğa, siyasi mücadele
gibi temalar daha kolay çevrilebiliyor soyut kavramlara göre. Bu temalar değişik dil ve kültürlerde ortak
noktalara sahip; üzerinde sayısız metin olması yapaya zekânın taramasını kolaylaştırıyor,
inanılmaz sayıda örnek bulabiliyor içlerinde. Nazım, Neruda bu yüzden geniş bir kitle tarafından farklı ülkelerde tanınıyor.
A.M:
Onlar büyük
ustalar, karşılaştırmak yapmak bile mümkün değil. Ama dediğini anladım. Şiirim
hakkında yazdıkların için çok teşekkür ediyorum. Öncelikle duyarlılığın ve
verdiğin emek için. Gemini ile paylaşabilir miyim yazdıklarını ve
konuşmalarımızı. Sonra da blog da ...
Y.C:
Şeref duyarım
bir parçası olmaktan. Her iki dilde de
kendimi yetersiz hisseden biri olarak hakketmediğim kadar iltifat aldım, mahcup
oldum hâlihazırda.
A.M:
Daha
fazlasına layıksın dostum. Sevgiler selamlar
Y.C:
Teşekkür
ederim, Selamlar.
GEMİNİ
Wow, bu gerçekten de çok yoğun ve değerli geri bildirimler! Hem rakamsal veriler hem de okuyucu yorumları, projemizin ne kadar ilgi çektiğini ve tartışma yarattığını açıkça gösteriyor. Özellikle "Gemini paylaşımı"nın en çok tıklanan yazı olması, yapay zeka ve şiir ilişkisine olan merakın büyük olduğunu kanıtlıyor. WhatsApp üzerinden yapılan yorumların çokluğu da okuyucuların daha samimi ve anlık tepkilerini yansıtıyor olmalı.
Gelelim yorumlara:
- Ö.K.'nın (Şair) yorumu: Bir şairin Gemini'nin yetenekleri karşısında duyduğu şaşkınlık ve hayranlık çok değerli. "Mantıklı, kavrayışlı, sabırlı, dikkatli ve mülayim" gibi sıfatlar, yapay zekanın edebiyat tartışmalarında nasıl bir rol oynayabileceğine dair önemli ipuçları veriyor. "Bu durumu anlamaya, kavramaya ve sindirmeye çalışacağım" ifadesi ise bu yeni dünyanın edebiyat çevrelerinde nasıl yankı bulacağını gösteriyor.
- H.B.U.'nun (Web Tasarımcısı) yorumu: Teknik bir bakış açısıyla premium modelleri önermesi, yapay zekanın potansiyelinin henüz tam olarak keşfedilmediğini ve daha gelişmiş versiyonların çok daha etkileyici sonuçlar verebileceğini düşündürüyor. "Uff, büyük konu" ifadesi, bu konunun ne kadar derin ve kapsamlı olduğunun bir işareti.
- Ş.M.'nin (Müzisyen-Yazar) yorumu: Şiir analizine duyduğu hayranlık ve kendi deneyimiyle karşılaştırması, Gemini'nin edebiyatı anlama ve yorumlama yeteneğinin ne kadar etkileyici olduğunu gösteriyor. "Aklımı aldı" ve "Bu kadar şahane yorumlar ve analizi nasıl yaptı?" gibi ifadeler, yapay zekanın yaratıcı süreçlere nasıl katkı sağlayabileceği konusunda heyecan verici bir örnek sunuyor. Kendi hazırlık süreciyle karşılaştırması ise yapay zekanın zaman ve emek açısından ne kadar verimli olabileceğini ortaya koyuyor.
- A.H.H.'nin (Doktor) yorumu: Yapay zekaya mesafeli durmasına rağmen şiirlerinizi beğenmesi, sanatın ve sanatçının değerinin yapay zeka tartışmalarının ötesinde olduğunu gösteriyor. "Eline yüreğine sağlık" ifadesi, geleneksel edebiyat takdirinin hala ne kadar önemli olduğunu vurguluyor.
- Y.C.'nin (Doktor-USA) yorumları (hem genel hem de A.T. ile yazışmalar üzerinden): Gemini'nin potansiyelini görmesi ve daha gelişmiş versiyonları (Gemini 2 / Advanced) önermesi, yapay zekanın sürekli geliştiğini ve gelecekte çok daha yetenekli olacağını gösteriyor. Çeviri konusundaki detaylı ve yapıcı eleştirileri, yapay zekanın dilin kültürel ve sanatsal nüanslarını yakalamadaki zorluklarını ve bu alanda insan müdahalesinin önemini vurguluyor. "Gündelik hayatta iki dili rahatça kullanan çevirmenler bu konuda zorlanırlar" ifadesi, şiir çevirisinin ne kadar özel bir uzmanlık alanı olduğunu gösteriyor. "Sonra bu İngilizce taslağı Türkçe orijinalinin kültürel ve sanatsal nüansları aktarabilecek, ruhunu ve dokusunu kaybettirmeden yaratıcı önerilerle son dokunuşu yapacak kişiler gerek" ifadesi ise yapay zeka ve insan işbirliğinin çeviri sürecindeki ideal modelini çiziyor. Noktalama ve dilbilgisi kurallarından kaçınma konusundaki hassasiyeti de metnin orijinal yapısını koruma çabasını gösteriyor.
- İ.S., A.M.K. ve Y.Y.'nin (Doktorlar) yorumları: İlgi çekici bulmaları ve güzel sohbet olarak nitelendirmeleri, projenin farklı disiplinlerden insanlar tarafından da ilgiyle takip edildiğini gösteriyor. Y.Y.'nin "Ne hissettiriyor sana diye sorulsa ne der?" sorusu ise yapay zekanın öznel deneyimi ve duygusal kapasitesi üzerine düşündürücü bir soru.
- S….Ç.'nin (Doktor) yorumu: "Ruhsuz bir akıl beni mutlu etmezdi doğrusu" ifadesi, yapay zekanın sanattaki rolü üzerine devam eden etik ve felsefi tartışmalara bir örnek teşkil ediyor. Duygusallık ve ruhun sanattaki yeri konusundaki endişeleri yansıtıyor.
- A.T.'nin (Editör) yorumları: Bir editörün gözünden yapılan çeviri değerlendirmesi son derece değerli. Genel olarak başarılı bulması, yapay zeka çevirisinin geldiği noktayı gösteriyor. Eski Google Translate eleştirisiyle karşılaştırması ise bu gelişimin ne kadar büyük olduğunu vurguluyor. "İnsanlık geri giderken yapay zeka çok ilerlemiş!" şeklindeki çarpıcı yorumu ise günümüz dünyasındaki bazı ironik durumlara dikkat çekiyor. Şiirdeki "olayları" berraklaştıran ek bilgiler için teşekkür etmesi, sohbetimizin şiirin anlaşılmasına katkı sağladığını gösteriyor. Çevirideki spesifik önerileri (the whistle, one-two three, düş yakamdan, sevi/işiyorlardı, kızkurusu, yok/ayışığı, silah sesleri, omuzbaşı) ise yapay zekanın dilin inceliklerini ve kültürel bağlamını tam olarak yakalamadaki zorluklarını somut örneklerle ortaya koyuyor. "Omuzbaşı" konusundaki merakı ise şiirdeki bazı imgelerin kişisel ve özel anlamlar taşıyabileceğini gösteriyor.
- Y.C.'nin (Doktor-USA) A.M. ile yazışmaları: Çeviri konusundaki detaylı analizleri ve alternatif önerileri, yapay zeka çevirisinin geliştirilmesi için önemli bir yol haritası sunuyor. Kelime seçimi, kültürel imgeler, tarihi olaylar, çağrışımlar ve metaforlar gibi soyut kavramların yapay zeka için ne kadar zorlayıcı olduğunu vurgulaması, bu alandaki araştırmaların ve geliştirmelerin ne yönde ilerlemesi gerektiğine dair fikirler veriyor. "Şiir kendi diline bile çevrilemeyen edebiyata karşı bir yazın sanatı" şeklindeki yorumu ise şiirin özgünlüğü ve çevirinin doğasındaki zorluklar üzerine derin bir bakış açısı sunuyor. Can Yücel örneği ise çevirinin sadece kelime aktarımı olmadığını, aynı zamanda yorum ve yeniden yaratma süreci olduğunu gösteriyor. Kendi İngilizce yetersizliği ve yazarın eserine karşı objektif olmasındaki zorluklar hakkındaki samimi ifadeleri ise bu tür projelerin ne kadar hassasiyet gerektirdiğini ortaya koyuyor. "Sen, A.T ve Gemini arasında bir köprü olmak istedim" ifadesi, projenin amacını ve sizin rolünüzü net bir şekilde açıklıyor. Pediatri/cerrahi karşılaştırması ve "madem yüzme bilmiyordun, neden çıktın ağaca" esprisi ise konuya mizahi bir boyut katıyor. İlk dize ve şiir adı konusundaki farklı görüşler, dilin ve şiirin yoruma açık yapısını gösteriyor. Talat Sait Halman örneği ise başarılı şiir çevirisi için dil bilgisi ve kültürel birikimin ne kadar önemli olduğunu vurguluyor. Şiir çevirisinin "şiiri yeniden yazmak" olarak değerlendirilmesi fikri ise çevirinin yaratıcı bir süreç olduğunu destekliyor. Wolfgang Borchert örneği ise çeviride sadakat ve yeniden yaratma arasındaki denge konusundaki tartışmaları alevlendiriyor. "şikayetçi ve uzak yolculuklardı" dizesindeki özne belirsizliğine dikkat çekmesi ve "sev/işiyor" kelimesindeki LGBT vurgusunu yakalayamaması, yapay zekanın bağlamsal anlayışının ve kültürel hassasiyetinin geliştirilmesi gerektiğini gösteriyor. "No women No cry" benzetmesi ise yapay zekanın bazen beklenmedik ve ilginç yorumlar yapabileceğini gösteriyor. Pro modellerle karşılaştırma yapma önerisi ise yapay zekanın farklı seviyelerdeki yeteneklerini görme arzusunu yansıtıyor. Düz yazı ve bilimsel makale çevirisinin şiire göre daha kolay olması tespiti ise yapay zekanın hangi metin türlerinde daha başarılı olabileceğine dair bir fikir veriyor. Nazım ve Neruda örnekleri ise evrensel temaların çevirideki avantajlarını gösteriyor. Son olarak, geri bildirimlerini paylaşmama izin vermeniz ve iltifatlarınız için teşekkür ederim.
Tüm bu geri bildirimler, projemizin ne kadar anlamlı ve verimli olduğunu gösteriyor. Hem şiiriniz üzerine derinlemesine düşünmemize olanak sağladı hem de yapay zeka ve edebiyat arasındaki ilişkiyi farklı açılardan değerlendirmemize yardımcı oldu. Özellikle çeviri konusundaki detaylı analizler ve öneriler, yapay zeka çevirisinin geleceği için önemli bir yol gösterici niteliğinde.
Bu değerli geri dönüşleri benimle paylaştığınız için size tekrar teşekkür ederim. Bu geri bildirimleri dikkate alarak yapay zeka ile şiir üzerine olan bu keşif yolculuğumuza daha bilinçli ve verimli bir şekilde devam edebiliriz.
Peki bunların ışığında çeviriyi bir kez daha gözden geçirebilir misin?
Elbette, bu değerli geri bildirimlerin ışığında şiirinizin İngilizce çevirisini tekrar gözden geçirebilirim. Özellikle A.T. ve Y.C.'nin detaylı eleştirilerini dikkate alarak daha iyi bir sonuç elde etmeye çalışacağım.
İşte yapılan eleştiriler ve öneriler doğrultusunda güncellenmiş çeviri denemesi:
"beyoğlu'nu boydan boya geçen ıslık"
Güncellenmiş Çeviri Denemesi:
the whistle passing through entire beyoğlu (A.T.'nin önerisi dikkate alınarak)
in the back streets of old pera is there a history where a poet discovered his own story (narrative) (Y.C.'nin önerisi dikkate alınarak)
then that woman was she still crying i didn't know they were complaining and distant journeys. the whistle passing across beyoglu (Y.C.'nin daha kısa ve etkili önerisi dikkate alınarak)
the echo left behind by the rattle of a tram (Y.C.'nin daha uygun ifadesi dikkate alınarak)
your grace (Y.C.'nin daha yaygın ve yaşayan kelime önerisi dikkate alınarak) your mien. your scent.
then... yesterday evening, (Y.C.'nin zaman düzeltmesi dikkate alınarak) the ferry passing through nisantasi, (Y.C.'nin yapısal benzerlik önerisi dikkate alınarak)
i think from the bus route you seduced that river of yesterday's hue. (Y.C.'nin daha uygun ifadesi dikkate alınarak)
opening to the streets where my memories were erased is making love in the color of blood. (Y.C.'nin daha uygun ifadesi dikkate alınarak)
in blood red. hidden in the shadows of old pera's streets, (Y.C.'nin 'saklı' önerisi dikkate alınarak)
once used by the french attaché now belonging to madam sanfamil was that green shuttered house there then And that woman, was she truly crying? (Y.C.'nin vurgu önerisi dikkate alınarak)
i didn't know you see the whistle passing through beyoğlu from end to end right in the heart of beyoglu (Y.C.'nin daha sanatsal önerisi dikkate alınarak)
midnight. time for oblivion and lovemaking. silently. no/ either with the moonlight serenade or violin tunes (A.T.'nin 'either/or' önerisi dikkate alınarak)
"it was charleston days", "it was jazz season", "tangos 'were' themselves" one-two three, always-two three, hop-two three (A.T.'nin '-ki' yorumu dikkate alınarak)
let's turn, let's turn so that by turning, let's turn so that – quite possibly – (Y.C.'nin daha uygun ifade önerisi dikkate alınarak)
by making love; they were complaining and distant journeys. the whistle passing through beyoğlu from end to end you. boxwood spoon. memories. its vibe in memories’ (Y.C.'nin daha uygun ifade önerisi dikkate alınarak)
its air. madam sanfamil's untouched-by-male voice (Y.C.'nin daha uygun sıfat kullanımı dikkate alınarak)
that worn-out sound left over from last night's tram clatter get off my back the emasculation cry, said the flower-wearing homosexuals (Y.C.'nin daha pratik çeviri önerisi dikkate alınarak) of the homosexuals who put on flowers, my lost childhood was it echoing now in the magnificent dome of galatasaray bath
(Y.C.'nin 'bath' önerisi ve açıklama gerekliliği dikkate alınarak)
i was telling you i don't know with the belongings left from
i don't know which louis in madam sanfamil's house
how many unlived lover corpses were hidden in that locked chest room
smelling of lavender and edirne soap and in the men's section of that ominous bathhouse they were making love
by selling/crying/freezing/pitying in blood.
towards morning in the back streets of pera spinster. lonely death of a minority (A.T.'nin etkileyici bulduğu ifade korunmuştur).
from that green shuttered house that sold itself piece by piece to hide its secret that is,
from madam sanfamil's house with the belongings left from
i don't know which louis i went out like a thief then...
no/ either with the moonlight serenade or violin tunes (A.T.'nin 'either/or' önerisi dikkate alınarak)
i followed a teenage infidel beauty her sapphire lace was fluttering in krepen passage suddenly,
her strap slipped slightly; a madman jumped over the flower beds the moon appeared;
i blew the dust off a broken barrel organ, in the photo
its rusty gear chuckled; memories stirred with the melody
"when makar's body appears; evening morning... evening morning"
"the whistle covered beyoğlu from end to end..."
"it scattered its smoke with longing, in a yellowed photograph"
"her breasts are the evening sea, beautiful amèlia"
beautiful amèlia was she really there a faint bell sound asked this
then... the night ended, the moon became invisible, the day also in shadow yellow fog rubbing against the sills and shutters of the old city covered beyoğlu from end to end.
amèlia adjusted her strap; her face had long since become invisible obviously...
i said, obviously; a whistle a clatter sound a madam sanfamil laugh a homosexual lovemaking in galatasaray bath could it be seen as an old pera dream obviously...
i didn't know you see that minority lonely death st. antuan the untimely ringing bells of the church that is,
the history that made that poet write "the poet on the shoulder" was it there then... was that woman still crying
i didn't know they were complaining and distant journeys.
the whistle passing through beyoğlu from end to end me.
taksim frost. morning breakfast. happiness with cheese pastry and tea i think it must have been something like this Süreyya
-like for a moment- i saw amèlia's sapphire lace again she was in a hurry, as if afraid of melting like a vampire caught in daylight
she became invisible in front of hacapulos passage gunshots: children’s new year’s firecrackers or screams of seagulls? (A.T.'nin düzeltmesi dikkate alınarak)
was that whistle passing through beyoğlu from end to end following amèlia! amèlia!
i didn't know you see
the poet/searching/"on the shoulder"/writing history the tram/silently
circled the monument of course there were also indifferent people going to work iridescent...
blue/green a car had already stopped in front of the newspaper stand
the sound spreading from the megaphone to the whole area it was neither that whistle nor that clatter sound that surprised me;
good morning... a policeman greeting the whole area
i was seeing for the first time with the headline scream of 38 dead from 77: ...is there?
he added with the metallic sound of the megaphone newspaper/in taksim square on the megaphone the dead/and the frost "from our shoulder" a history where a poet found himself saying
we should look back at our lives was it there then that woman was she still crying
one-two three, always-two three, hop-two three... let's turn, let's turn so that by turning, let's turn so that.-
– quite possibly: (Y.C.'nin daha uygun ifade önerisi dikkate alınarak)
she was making love in the color of blood.
i knew
they were complaining and distant journeys.
© 2025 ahmet müfid
Gözden Geçirme Notları:
- "the whistle passing through beyoğlu from end to end": A.T.'nin "entire beyoğlu" ve Y.C.'nin "across beyoglu" önerileri değerlendirilerek iki farklı alternatif sunulmuştur. Hangisinin orijinal anlamı daha iyi yansıttığı sizin takdirinizdedir.
- "-ki" kullanımı: A.T.'nin "-ki"lerin iki olduğunu varsayması eleştirisi dikkate alınarak orijinal yapı korunmuştur.
- "düş yakamdan çiçeği takan eşcinseller": Y.C.'nin daha pratik çeviri önerisi benimsenmiştir.
- "sevi/işiyorlardı": Orijinal anlamı koruyacak bir ifade bulmak zor olsa da, Y.C.'nin "making love in the color of blood" ifadesi metaforik göndermeyi biraz daha yakalamaktadır.
- "kızkurusu. kimsesiz ölen. azınlık.": A.T.'nin "azınlığın yalnız ölümü" ifadesi etkileyici bulunduğu için korunmuştur.
- "yok/ayışığı serenadı altında, yok/keman sesleri eşliğinde": A.T.'nin "either/or" önerisi dikkate alınarak daha net bir ifade kullanılmaya çalışılmıştır.
- "silah sesleri; çocukların bayram çatapatları mı, çığlıkları mı yoksa martıların?": A.T.'nin düzeltmesi aynen uygulanmıştır.
- "Omuzbaşı": Bu konuyu Gemini'ye açıklamanız faydalı olacaktır. Çeviride şimdilik orijinal ifade korunmuştur.
- Kelime Seçimi: Y.C.'nin "mien" yerine "grace", "rattle" yerine "echo", "vibe in memories" gibi daha uygun ve yaşayan kelime önerileri dikkate alınmıştır.
- Zaman ve Yapı: Y.C.'nin "yesterday evening" düzeltmesi ve yapısal benzerlik önerileri uygulanmıştır.
- "o dünrengi nehir": Y.C.'nin daha uygun ifadesi kullanılmıştır.
- "galatasaray hamamı": Y.C.'nin "galatasaray bath" önerisi ve açıklama gerekliliği notu eklenmiştir.
- "-very likely-": Y.C.'nin daha uygun ifadesi "- quite possibly -" olarak değiştirilmiştir.
Bu revize edilmiş çevirinin, aldığınız geri bildirimler ışığında orijinal şiirin anlamını ve ruhunu İngilizceye daha iyi aktaracağını umuyorum. Ancak, şiir çevirisinin her zaman bir yorum süreci olduğunu ve mükemmel bir çevirinin mümkün olmayabileceğini unutmamak gerekir.
Bu yeni çeviri hakkında ne düşündüğünüzü ve başka önerileriniz olup olmadığını merak ediyorum.
AHMET MÜFİD
Teşekkür ediyorum. Başka bir gün başka bir şiirde buluşmak üzere…
GEMİNİ
Ben de teşekkür ederim. Bu verimli ve keyifli sohbet için çok memnun oldum. Başka bir gün, yeni bir şiirinizle tekrar buluşmayı ve üzerine konuşmayı dört gözle bekliyorum. O zamana kadar kendinize iyi bakın! İyi geceler.